Japonya Ekonomisi
ÇİFTÇİLİK VE ORMANCILIK
/ BALIKÇILIK / ENERJİ
/ İMALAT SANAYİ / ULAŞIM
Bilim ve Teknoloji
Japonya teknolojinin en önemli odaklarından biridir. Bilgisayardan
nükleer enerjiye, havacılıktan haberleşmeye kadar birçok alanda
teknolojinin öncülüğünü yapmaktadır. İlerlemenin itici gücünü, özel
sektör, üniversiteler ve devlet üç koldan yapmaktadır.
Uzay teknolojisi:
Japonya bu alanda yaptığı çalışmalarla haberleşme, meteoroloji,
coğrafya, yayıncılık gibi birçok sektöre uzayın katkılarını sağlamış
durumdadır. Bu amaçla birçok uydu yörüngelerine yerleştirilmiş,
hizmet vermektedir. Sözkonusu uydular 1986 yılından itibaren Japon
yapımı roketlerle fırlatılmıştır. Japonya'nın geliştirdiği ataletli
güdüm sistem ve bir ikinci aşama motorlu H-1 roketini kullandığı
bu tarih ülkedeki uzay çalışmaları açısından da bir dönüm noktası
olmuştur. Japonya halen kendi gerçekleştireceği insanlı uzay uçuşlarının
çalışmalarını sürdürmektedir. Bu arada, uzay istasyonu gibi insanlı
ve büyük kapsamlı uzay çalışmalarının içinde aktif biçimde bulunmaya
da özen göstermektedir.
Havacılık:
Havacılık, Japonya'nın iddiayla geliştirdiği teknolojilerden biridir.
1980'li yıllarda XS-11 ve diğer sivil ulaşım uçakları üzerinde yapılan
başarılı çalışmalar, Boeing-767 yolcu jetinin üretilmesi Japon havacılığı
açısından tarihi bir dönemeç oluşturdu. Bu alandaki araştırma ve
çalışmalar, Japonya'nın bu konuda en önemli rekabetçi ülkeler arasında
yer almasına yetecek ölçüdedir.
Nükleer teknoloji:
Japonya'da 35 ticari nükleer reaktör bulunmaktadır. Bu reaktörler
sayesinde toplam elektriğin yaklaşık yüzde 30'u üretilebilmektedir.
Alınan bütün etkin önlemlere rağmen, bu konudaki
çalışmalara aralıksız devam edilmektedir. Nükleer tehlike anında
tehlike önleme sistemlerinin geliştirilmesi ve güvenliğin maksimum
düzeyde sağlanması, bu çalışmaların başlıca amacını oluşturmaktadır.
Bunun yanısıra nükleer füzyon alanındaki çalışmalar da ülkeyi, ön
sıralara taşımıştır. 1985 yılında yapılan JT-60 reaktörü birkaç
yıl içinde, o tarih için dünyadaki en yüksek enerji-denge koşullarını
yakalamayı başarmıştı.
Biyoloji:
Bu alanda elde edilen bulgular, bilgiler çevre, balıkçılık, tarım,
gıda sanayii, kimya endüstrisi, ormancılık gibi çok çeşitli sektörlerin
gelişimini sağlayan önem veriler olmaktadır. Bu alandaki çalışmalarda
genetik ön plana çıkmaktadır. Genetik mühendisliği alanındaki çalışmalar,
baş döndürücü bir hızla ilerlemektedir. Gen haritasının çıkarılmasından,
genlerin birbirleriyle ilişkileri ve işlevleri, kanser araştırmaları,
hormonlar, ender tıbbi maddelerin üretim teknikleri, biyo-kimya,
yeni tür tarım bitkileri ve besi hayvanlarının geliştirilmesi gibi
faaliyetler, bu kapsam içerisinde görülmekte ve bu konuda elde edilen
yeni veriler sık sık medya organlarında haber olmaktadır.
Deniz araştırmaları:
Bu araştırmalar, denizlerin korunması, enerji, deniz alanlarının
kullanımı, biyolojik kaynaklar, deniz dibi zenginlikler gibi konuları
kapsamaktadır. Bu alanda yapılan çalışmalar da tıptan enerjiye,
gıda sanayiinden genetiğe kadar birçok alana katkı sağlamaktadır.
Japonya deniz ve okyanus araştırmaları konusunda da dünyanın önde
gelen araştırmacı ülkeleri arasında yer almayı sürdürmektedir.
Yüksek iletkenler:
Bazı metal ve benzeri maddelerin belirli bir ısının altında soğutulduğunda,
direnç göstermeksizin elektriği iletme yeteneği anlamına gelen yüksek
iletkenlik, 1990'lı yıllarda ileri teknolojide iddialı ülkeler arasında
başlıca rekabet alanlarından birini oluşturuverdi. Yüksek iletkenlik,
elektrik enerjisi nakli, enerji depolama, manyetik ulaşım, bilgisayar,
nükleer füzyon gibi alanlarda büyük avantajlar sağlaması yüzünden
kazandığı stratejik önemini sürdürmektedir.
Japonya ayrıca Maglev (manyetik kaldırma gücüyle havada giden) trenler,
optik fiber iletişim (haberleşme), yüksek tanımlı televizyon, bilgisayar
teknolojilerinde de dünyanın öncü birkaç ülkesinden biri olmayı
sürdürmektedir.
ÇİFTÇİLİK
VE ORMANCILIK
Japonya'nın yalnızca %13,3'ü tarıma uygundur. Bu nedenle Japonya
tarımda dışa bağımlıdır. Dünyanın en çok tarımsal ürün ithal eden
ülkelerinden biridir bu ülke... Japonya'da yetişen ürünlerin başında
pirinç ve buğday gibi tahıllar, portakal, karpuz ve armut gibi meyveler,
sığır, piliç, domuz gibi hayvanlar, süt ve yumurta gelir. Tarım
alanlarının darlığı verimi ön plana çıkartmıştır. Ülkedeki çiftlikler
ortalama 1,47 hektar (14.700 metrekare=14-15 dönüm) büyüklüğündedir.
Japon çiftlikleri görece küçük olmasına rağmen, verimlilikte kaydedilen
aşamalar, teknoloji ve bilimsel veriler bu küçük alanların en verimli
biçimde kullanılmasını sağlamıştır. Tarım makinaları (traktör, kamyonet,
kültivatör, pirinç ekme makineleri), ekim yöntemleri (yoğun ekim
gibi) ve gübreler sayesinde, dar alanda ülkenin toplam meyve ve
sebze ihtiyacının yarısı üretilir. Özellikle yeni teknolojilerin
bu başarıdaki rolü çok büyüktür. Japonya'da bazı tarım ürünleri,
toprak olmaksızın, su içinde, (hidrofonik yöntem) üretilmektedir.
Genetik mühendisliği de ürünün daha
az zahmet ve masrafla ve daha sağlıklı olması yolunda önemli adımlar
attı. O kadar ki, taşımada kolaylık sağlayacak küp biçimli karpuzlar,
tüysüz ama dayanıklı tavuk gibi hayal gücünü zorlayan projeler üzerindeki
çalışmalar yarış halinde sürmektedir. Uzmanlar yakın gelecekte üretilecek
mavi renkli biberlerin, kahverengi salatalıkların, pembe marulların
sofraları süsleyeceğini, bu süreçte bulunan genetik yiyeceklerle
dünyadaki açlık sorununun da çözüleceğini söylüyorlar. Japonyanın
tarım dışı arazisinin çoğu ormanlıktır (%68). Ormancılık Japon ekonomisinin
önemli bir parçasıdır. Japonya bir ada ülkedir, bu da ülkeyi doğal
kaynakları dikkatli kullanmaya itmektedir. Ormanların % 41'i ekilmiş
ormanlardır. İklimsel zenginlik ağaç türlerine de yansımıştır. Çoğunlukla
görülen ağaçlar sedir, selvi, çam, at kestanesi, kayın ve kafurdur.
Ormanların ve ormancılığın Japonya'da tarihi bir önemi vardır. 8.
yüzyıldan bu yana başta Kyoto olmak üzere çeşitli kentlerde inşa
edilen sarayların ve tapınakların vazgeçilmez, ana maddesi ağaç
olagelmiştir. Bununla beraber, günümüzde ağaca sadece inşaat için
değil, kağıtçılık, mobilyacılık gibi çeşitli sektörlerde de büyük
gereksinim vardır. Bu nedenle Japonya ağaç ihtiyacının % 76'sını
ithal eder.
sayfa başı
BALIKÇILIK
Çaysız, ekmeksiz Türkiye düşünülemeyeceği gibi balıksiz da Japonya
düşünülemez. Bu da balıkçılığı Japonya'da önemli bir sanayi dalı
haline getirmeye yetmiştir. Japonya'da 257.000 dolayında kayıtlı
balıkçı teknesi vardır. Bu balıkçılar yılda yaklaşık 6,7 milyon
ton balık arz ederler. Ayrıca 1.4 milyon ton balık ve kabuklu deniz
hayvanı da özel çiftliklerde üretilir. Bu çiftliklerde 100'e yakın
türde balık yetiştirilmektedir. Japonya, buna rağmen balık ihtiyacının
% 40'ını dünyanın diğer ülkelerinden ithal ederek karşılamaktadır.
Buradan, Japonların ne kadar çok balık tükettiği de ortaya çıkmaktadır.
sayfa başı
ENERJİ
Japonya'nın enerjide kendine yeterlilik oranı sadece % 18,1'dir.
Japonya elektriğini termal santrallerden, nükleer santrallerden,
sudan elde ettiği enerjiden, jeotermal enerjiden ve güneş enerjisinden
elde etmektedir. Ancak başta sanayi olmak üzere ülkenin enerji gereksinimi,
bu kaynaklardan elde edilen üretimin çok üzerindedir. Sonuçta ülkenin
en önemli dışalım kalemlerini enerjiye dönük olanlar oluşturmaktadır
ve bunların başında petrol gelmektedir. Japonya tükettiği petrolün
% 99,7'sini ithal etmektedir.
sayfa başı
İMALAT
SANAYİ
Japonya'nın ekonomik gücünün büyük kısmı imalat sanayiine dayanır.
Arabalar Japonya'nın en çok bilinen ürünleridir. Japonya, 1995 yılında
yaklaşık 10,2 milyon araba, otobüs ve kamyon üretmiştir. Bu rakam
dünyanın en büyük üretimini de göstermektedir.
Araba üretimi ağırlık olarak robotlar tarafından yapılmaktadır.
Bu robotlardan kastedilense özel görevler yapmak üzere tasarlanmış
karmaşık makinelerdir. Bu makinalar sayesinde rutin, mekanik işler
makine dünyasına devredilirken, insanlara da makinaların henüz yapamadığı,
özellikle eğitim, yaratıcılık gerektiren işlere yönelmelerine olanak
tanınmıştır. Japonya'da üretilen araçların yaklaşık yarısı dışarıya
satılmaktadır. Pazar alanları bakımından konuyu ele alacak olursak
pazarları tek tek saymak yerine bütün neredeyse bütün dünya demek
daha kolay olacaktır. Japon firmaları ürettikleri arabaları bütün
dünyaya satmakla kalmıyor, aynı zamanda çeşitli ülkelerde kurdukları
üretim tesisleri ya da ortaklıklarla yurt dışında üretim de gerçekleştirmektedirler.
Bu uygulama yıllar içerisinde giderek yaygınlaştı ve üretimin önemli
bir bölümü yurtdışına kaydı. Japonya arabanın yanısıra otobüs, kamyon,
gemi ve diğer ulaşım araçlarını üreterek, satmaktadır.
Japon elektrikli cihaz ve elektronik endüstrisi de bütün dünyaca
ünlüdür. Elektronik cihazların dayanıklılığı, kalitesi Japonya'ya
çok önemli bir avantaj sağlamaktadır. Müzik setleri, radyolar, televizyonlar,
video kayıt cihazları, fotoğraf makineleri ve bilgisayarlarda "Japon"
markası başlı başına bir kalite güvencesi olarak kabul edilmektedir.
Evlere giren elektronik cihazların yanında, imalat sanayilerinde
kullanılan hassas elektronik cihaz ve ortamların üretildiği başlıca
merkez de Japonya'dır.
Japonya telekomünikasyonda da dünya lideridir. Tokyo'nun Akihabara
semti, göz alabildiğine uzanan mağazaları ile "elektrik-elektronik
kenti" olarak bilinir.
Japonya'nın ekonomik gücünü öncelikle imalat sanayii sağlar. Ancak
imalat sanayiinin yan etkisi olan çevre kirliliği konusunda Japonya
başlangıçta bir istisna oluşturmamıştır. İmalat sanayiindeki büyümeyle
birlikte çevre sorunları da ciddi boyutlara ulaşabilmiştir. Ancak
Japonya'nın başarısı geçmişten ders alarak, bu sorunları ortadan
kaldıracak ya da en aza indirecek teknolojileri ve yöntemleri uygulamada
yatmaktadır. Japonya sürekli olarak, imalat sanayiinin yarattığı
kirliliği azaltmak için yöntemler geliştirmektedir. Bütün sanayi
dalları tarafından çevre korumacılığı için geliştirilen teknolojiler
uygulanmaya çalışılmaktadır.
Japonya'nın iddialı olduğu bir diğer ürün yelpazesi ise metal, metal
ürünleri, kimyasal ve diğer makine endüstrisi ürünleridir.
sayfa başı
ULAŞIM
Japonya ulaşım altyapısıyla gurur duyar. Dünyanın en hızlı trenlerinden
biri Şinkansen (hızlı tren)'den bisiklete kadar akla gelebilecek
her türlü ulaşım aracını, en kaliteli türevleri ve modelleriyle
Japonya'da bulmak, görmek mümkündür.
Ülkede demiryolu ulaşımı önce gelir. Trenler, mükemmel ulaşım altyapısının
bir göstergesi olarak tam zamanında kalkar ve gideceği yere zamanında
ulaşır. Ülke demiryollarıyla örülmüştür. Şinkansen Kyuşu'daki Hakata'dan
Honşu'nun kuzeyindeki Morioka'ya kadar ülkenin bir başından diğer
başına demiryoluyla rahat ve güvenli yolculuk yapmak mümkündür.
Trenler saatte 270 kilometre hıza ulaşabilmektedir. Tokyo ve Shin
- Osaka arasındaki 552,6 kilometrelik mesafe bu trenle 2,5 saatte
alınabilmektedir. Tokaido ve Sanyo Şinkansen hattında her gün 400
şehirlerarası tren seferi, Tohoku ve Yamagata hattında ise her gün
159 sefer yapılmaktadır. Şinkansen'in yanı sıra, büyük şehirlerin
içinde ve arasında çok yoğun banliyö ve metro hatları hizmet vermektedir.
1995 yılı itibariyle, ülkenin on büyük şehrinde işleyen 36 metro
hattı bulunmaktadır. Yalnızca Tokyo metrosunda günde 9 milyonu aşkın
kişi yolculuk yapmaktadır. Metro büyüklüğüyle, uygulamalarıyla sık
sık dünya medyasına konu olmaktadır. Tren istasyonlarındaki platformlarda,
tren durduğunda kapının açılacağı yerleri belirten çizgiler çizilmiştir.
Okul ve iş dağılım saatlerinde istasyonlar görülmeye değerdir.
Karayolları da ulaşım sisteminde yer alan önemli bağlantı yollarından
biridir. Japonya'daki karayollarının toplam uzunluğu 1 milyon 100
bin kilometreyi aşmıştır. Her kilometre kare araziye yaklaşık 3
kilometre yol düşmektedir.Bu değer, Fransa ve İngiltere'dekinin
iki katı, ABD'ndekinin 4.5 katıdır. Karayolları yalnızca uzunluk
bakımından değil, alt ve üst yapılarıyla da üstün nitelikler sergiler.
Havayollarına gelince, Japonya'da çok sayıda uluslararası hava alanı
bulunmaktadır. Japonya'nın bir ada devleti olduğu hatırlandığında
hava alanlarının, ülkeyi dış dünyaya bağlamak bakımından ne kadar
önemli olduğu daha iyi anlaşılır. Her hafta, Japonya ve diğer ülkeler
arasında yaklaşık 1700 uçuş gerçekleşmektedir. İç hat uçuşlarının
yapıldığı havaalanlarında da günde yaklaşık 1850 uçuşla çok yoğun
bir hava trafiği yaşanmaktadır.
Deniz yolu da ulaşımın önemli araçlarından biridir. İrili ufaklı
yüzlerce adayı birbirine bağlamakta deniz ulaşımının önemini tarih
boyunca çok iyi anlayan Japonya, teknolojinin son ürünlerini bu
alanda da kullanmaktan geri kalmamıştır. Dört büyük adayı deniz,
hava ve karayolu ile birbirine bağlayan Japonya bununla yetinmeyip,
1988 yılında Honşu adasını dünyanın en büyük tüneli ile Hokkaido'ya,
Seto İç Denizi üzerinden de köprü ile Shikoku adasına bağlamıştır.
sayfa başı
Kaynak: Türk Japon Vakfı
|