ZAZEN

Budizm, yaklaşık 2.500 yıl önce Hindistan'ın kuzeyinde,
Shakyamuni Buddha'nın aydınlanmasıyla başladı. O zamandan beri Budizm
Asya ülkelerinde dolaşmaktadır. Ülkeden ülkeye yayıldıkça, içinden
geçtiği her kültürün gelenek ve ritüelleri ile birleşti ve Budist
metinler de yerel dillere çevrildi. Zamanla bir çeşitlilik oluştu
ve farklı öğretileri olan farklı okullar ortaya çıktı. İşte bu nedenle,
Tibetli bir Budist rahibin veya Dalai Lama'nın cüppesi, Vietnam,
Kore, Sri Lanka veya Japonya'daki bir Budist rahibin cüppesinden
farklılık gösterir. Budizm'in Zen ekolü, Shakyamuni Buddha'dan yaklaşık
1.000 yıl sonra Çin'de gelişti.
Zen oluşurken Konfiçyüsçülük ve Taoizm'den etkilendi.
Bugün sadelik ve doğaya şükran ile tanımlandığı kadar, doğadaki
her unsurun tek olduğunu vurgulamasıyla da tanımlanmaktadır. Meditasyon,
Budizm'in birbirinden farklı pek çok uygulamasından biridir ve Zen
meditasyonu da bir çeşit Budist meditasyonudur. Zen meditasyonundaki
temel uygulamaya, Japonca'da kelime anlamı "bağdaş kurarak
konsantrasyon" olan Zazen adı verilir. Zazen uygulamasının
temeli, dikkatinizi duruşunuza, nefes alış verişinize ve zihninizin
durumuna vererek şimdiki zamana -tam olarak şu ana- dikkatini toplama,
konsantre olma ve anın farkına varmadır. Vietnamlı bir Zen eğitmeni
olan Thich Nhat Hanh, "Yaptığımız uygulamayla yaşamımızın her
anı gerçek yaşam oluyor" der. Aslında, zen uygulamasının, tamamen
kendi özümüzle bir olmaktan başka amacı yoktur. Zazen uygularken
başka şeylerin de gerçekleştiğini farkedebilirsiniz; daha huzurlu
veya rahatlamış hissettiğinizi, tansiyonunuzun azaldığını veya konsantrasyonunuzun
yükseldiğini hissetmek gibi... Gerçek uygulamasıyla Zen, direkt
olarak gerçeklikle buluşmaktır.
Zen meditasyonunun çoğu direktifi, duruşunuzun fiziksel
detaylarına yöneliktir. Zen'in çıktığı kültür, zihinle beden arasında
daha az ayırım yapmıştır. Bu sebeple, Zen'in esas fikri, dik bir
sırt ile oturarak, omurgalarımızı hizaya getirerek ve fiziksel olarak
durgun kalarak zihnimizin yerleşmesine ve konsantre olmasına yardımcı
olmaktır. Bu meditasyon duruşu Hindistan'da geliştirilmiştir; bir
Yoga pozisyonudur. Zen meditasyonu, yalnızca zihinle yapılan bir
uygulama değildir, kavramsal düşünmeden daha geniş bir uygulamadır.
Zen'e göre, uyanma et ve kemiklerimizin içine kadar işlemeli, tepeden
tırnağa kadar uzanmalıdır. Zen meditasyonunda, vücudumuzu deneyim
ve uygulamalarımız için bir araç olarak kullanırız.
Zen meditasyonu olan Zazen'in 3 farklı hedefi vardır:
- Konsantrasyon yetisinin geliştirilmesi (Joriki)
- Satori-uyanış (Kensho-godo)
- Günlük yaşamda en üstün yola erişme (Mujudo no
taigen)
Bu üç hedef, ayrılmaz bir birliktelik içindedir, fakat aşağıda sizlere
daha iyi açıklayabilmek için birbirinden ayrı olarak anlatmaya çalışacağız:
Joriki
Birinci hedef olan Joriki, zihin birleştirildiğinde ve Zazen konsantrasyonunda
tek noktaya odaklanıldığında yükselen gücün kaynağıdır. Aslında,
kelime anlamıyla verdiği izlenim olan konsantre olma yetisinden
daha fazlasıdır. En ani ve beklenmedik durumlarda, durumu algılamaya
çalışmak için duraksamadan ve tamamen hazır vaziyette olarak atik
davranmamızı sağlayan dinamik bir güçtür. Joriki geliştiren bir
kişi, artık tutkularının kölesi değildir, çevresinin merhametine
ihtiyaç duymaz. Her zaman hem kendinin, hem de yaşamın değişen durumlarının
kontrolü kendi elindedir, mükemmel bir özgürlükle ve vakarla hareket
etme yeteneğine sahiptir. Joriki ile, belirli bazı normalüstü güçlerin
işlenmesi de mümkündür, zihni açık, duru ve durgun bir su haline
getirmek de.
Joriki'nin uçsuz bucaksız gücü, düzenli pratikle
ne kadar geliştirilirse geliştirilsin, Zazen'in varlığını görmezden
gelirsek bu güç zamanla geri çekilecek ve hatta yok olacaktır. Ayrıca
Joriki'den her ne kadar olağanüstü güç çıkabileceği bir gerçekse
de, tek başına yaşamın aldatıcılığını durdurma gücüne sahip değildir.
Zen'in en yüksek türleri için konsantrasyon yetisi yeterli olmayacaktır.
Yanında Satori-uyanış'ın da desteği gereklidir. Eski Zen mezheplerinden
birinde, bu durum şöyle dile getirilmiştir: "Mezhebimizce esas
olan, kendini sadece konsantrasyona adama ve tek başına konsantrasyon
yetisiyle yetinmek değil, Buda doğasının farkında olmaktır."
Budizm öğretilerine göre, öğrenci, aydınlanmada
belirli bir aşamayı geçince, ruhani gücü gelişir. Arhat aşamasındaki
bir kişinin, altı doğaüstü güce sahip olabileceği söylenir. Yani
bu, doğaüstü güç aydınlanmayı sağlamıyor, aydınlanma doğaüstü güçleri
sağlıyor demektir. Dahası bu öğretiye göre, bu doğaüstü güçler yalnızca
Budistlere has değil; derin bir ruhsal ve dinsel gelişime sahip
olan herkes, bazı doğaüstü güçler geliştirebiliyor.
Kensho-Godo
İkinci hedef olan Kensho-godo, kişinin gerçek doğasını ve aynı zamanda
evrenin nihai doğasını, içerdiği on binlerce varlıkla birlikte görmesini
ve anlamasını amaçlar. Bu ani bir uyanıştır. Eğer bu gerçek Kensho
ise, kim denerse denesin, Shakyamuni Buddha'nın kendisi bile olsa,
özü ve etkisi aynı olacaktır. Fakat bu, hepimizin Kensho'yu aynı
derecede yaşayabileceği anlamına gelmez; zira duruluk, derinlik
ve deneyimin tam oluşu açısından büyük farklılıklar vardır. Örnek
olarak, doğduğundan beri kör olan bir bireyin gittikçe görüşünü
kazandığını hayal edin. İlk olarak, hayal meyal ve karanlık olarak
yalnızca kendine yakın objeleri görür. Sonra, görüşü iyileştikçe,
bir metreye kadar yakın olan objeleri ayırt etmeye başlar, sonra
10 metre kadar, sonra 100 metre kadar, ta ki sonunda 1000 metreye
kadar gördüğü her şeyi tanıyana kadar. Bu aşamaların her birinde,
gördüğü dünya fenomenal açıdan aynıdır, fakat açıklık, duruluk ve
tam doğruluk açısından gördüklerindeki fark, kar ile kömür arasındaki
fark kadar büyüktür. Kensho deneyimleri ile birlikte yaşanan derinlik
ve duruluğun farkı da böyledir işte.
Mujodo No Taigen
Üç hedefin en sonuncusu olan Mujodo No Taigen, tüm varoluşumuzda
ve günlük aktivitelerimizde, üstün yolu gerçekleştirme demektir.
Bu noktaya gelindiğinde, amaç ile araç aynılaşır. Ciddi ve egolarından
arınmış bir şekilde, ustanın direktifi doğrultusunda, zihniniz tamamen
açık ve düşünceden lekesiz bir kağıdın saflığı kadar temizlenmiş
bir şekilde oturduğunuzda, Satori deneyiminiz gerçekleşmiş olsun
ya da olmasın, Buda doğanız ortaya çıkmaya başlar.
Budist Zen uygulamaları, yukarıda açıkladığımız,
birbiriyle ilişki içindeki üç amacı da içermelidir. Örneğin, Joriki
ile Kensho arasında olmazsa olmaz bir bağ vardır. Kensho, konsantrasyondan
gelen güç olan Joriki ile bütünleşmiş olan bilgeliktir. Joriki'nin
Kensho ile olan bağı ise biraz daha farklıdır. Joriki'yi belli bir
miktar geliştirmedikleri sürece, pek çok kişi Kensho'ya hiç erişemeyebilir;
Joriki'de ilerleme sağlayamadıkları takdirde, kendilerini çok yorgun,
sinirli hissedebilir, Zazen'e devam edemeyebilirler. Dahası, Joriki
ile güçlendirilmedikçe, tek bir Kensho deneyimi hayatımızda takdire
şayan bir etkiye sebep olmayacak ve sadece bir anı olarak kalacaktır.
Bundan dolayı, Kensho deneyimi ile kozmosun altında yatan anlamı
zihin gözünüzle anlamış olsanız dahi, Joriki olmadan, zihin gözünüzün
size sunmuş olduğu bu içgörü doğrultusunda varlığınızın tüm gücüyle
hareket edemezsiniz.
Aynı şekilde, Kensho ile Zazen'in üçüncü hedefi
olan Mujodo No Taigen arasında da bir bağlantı vardır. Kensho tüm
hareketlerinize yansıyorsa, bu Mujodo No Taigen'dir. Mükemmel aydınlanma
ile, dünyamızın içerik olarak her şeyi çift içermediğini, her varlığın
eşsiz olduğunu kavrarız ve böylece, bu "eşsizlik" dünyasındaki
uyum ve huzur ortaya çıkmış olur.
Kaynak: www.formdakal.com
>Tavsiye ettiğimiz ürünler<
Amazon'dan 5* bir kitap..
Başlangıç ve üst seviye düzeyine kadar herkes için tavsiye ederiz.
Oturma pozisyonundan, nefes alıp vermeye kadar birçok tekniği
detayları ile anlatılıyor. |
|
|